Pazar, Mart 26, 2017

Aaaa bunu PET şişeden mi yaptın!

102
pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-yapimi

Bu çalışmayı görenlerin verdiği tepki; “Aaaa bunu PET şişeden mi yaptın!” oluyor. Evinizdeki çeşitli küçük nesneleri farklı bir yolla sergileyebileceğiniz, tozdan koruyacağınız bir nevi vitrin. Çalışmayı nasıl yaptığımı dilimin döndüğünce anlatayım:

pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-yapimi-1

Girintili çıkıntılı olmayan, renksiz, 9 adet, 2 litrelik PET şişenin üzerindeki etiketleri söktüm. Etiketlerin tutturulması amacıyla kullanılan yapıştırıcıdan kurtulmak, Sentetik İzoparafinik Hidrokarbon (Sıvı Zippo Çakmak Yakıtı : 125ml 3,5 YTL) sayesinde oldukça kolay oluyor. Bir parça pamuğa birazcık döküp ovaladığınızda, yapıştırıcıyı rahatlıkla çözebiliyorsunuz. İçinin şekerden dolayı yapış yapış olduğu şişeleri, suyla çalkalayıp kurumasını bekledim. Şişelerin ağız kısmını sabit (Permanent Kalem: CD benzeri kaygan zeminlere yazılan kalem, 1,5 YTL) bir kalemle önceden çizerek belirlediğim kısımdan, makasla kestim. Kalemle işaretlerken, şişenin gövde kısmındaki düzlüğün sona erip, ağız kısmındaki eğriliğin başlağı yeri referans noktası olarak aldım.

pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-nasil-yapilir

Elde ettiğim tabanı olan ama ağız kısmı olmayan şişelerin, içlerine renkli objeleri koyarak, iç içe geçirdim ve ard arda ekledim. Böylece şeffaf kule/boru şeklinde bir vitrin elde ettim. Kulenin en alt segmentindeki şişenin sadece ağız kısmını kesmekle kalmayıp, taban kısmını da kestim.

pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-yapimi-2

Keserek çıkarttığım taban parçasını, ters çevirip şişeye geçirdim ve çıkmaması için zımbalayarak sabitledim.

pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-yapimi-4

Bu işlemi uyguladığım en altta kalacak şişenin içerisine, ağır bir obje seçerek kulenin yere daha sağlam basmasını istiyordum. Bu sebeple ağır nesne olarak, camdan yapılmış misketler kullandım. Bulabilseydim metal misketler, dambıl ağırlıkları, deniz kumu, demir tozu da kullanabilirdim.

pet-siseden-geri-donusum-saklama-sergileme-kutusu-yapimi-5

En üste kalan şişenin tepesinin açık kalmaması için, uygun bir kapak araştırdım. Kullanmadığım bir kahvaltılık kapağını tercih ettim. Bu iş için kullanmayı düşündüğüm saç jölesi kapağı, bir cam küllük, yedek adaylar arasındaydı. Geliştirmelere açık olduğundan, son şeklini hala almamış olduğunu düşünsem de çalışmamı ilgilerinize sunayım dedim, umarım beğenirsiniz. Oturma odasında fotoğrafların yerleştirilebileceği değişik bir çerçeve şeklinde de kullanılabilir.

Pet şişeden neler yapılır, pet şişe nasıl geri dönüşütürülerek kullanılabilir soruları için iyi bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

102 YORUMLAR

  1. tutttummmmm işte bunu tutuummmm. ya ne kadar güzel bir fikir bu böyle.her bölgeye değişik renkte kumlar,değişik renkte toplar,değişik renkte misketler v.s kullanabiliriz

  2. tazekahve diyor ki;pet şişe de ne bereketli bir meteryalmiş meğer,zatından imal edilmeyen kaldımı ? ha bi tek yemediğimiz kaldı yani.:))

    Plastik ısındığı ve dondurulduğu zaman içindeki bitakım partiküllerin gıdalara karıştığını yeni öğrendim.Yani biyerde yiyor da sayılırız…Ama bu çalışma bence çok yaratıcı. Market stantlarına benziyor biraz..

  3. boncuk hanim diyor ki;Plastik ısındığı ve dondurulduğu zaman içindeki bitakım partiküllerin gıdalara karıştığını yeni öğrendim.Yani biyerde yiyor da sayılırız…Ama bu çalışma bence çok yaratıcı. Market stantlarına benziyor biraz..

    Sevgili Nalan Ablacım burada ve burada bir de burada bu plastikler hakkında bilgilendirici yazılar yazmıştı ;)

  4. ben yinede dayanamam yaparım fikir ve görüntü çok hoş bence ..hem plastiğe kadar o kadar zararlı şeyler varki ,keşke tek plastikte olsaydı bu:(((

  5. Fikir çok güzel elinize sağlık, ama ben de pet şişeleri kullanmayı sevmiyorum.Bizim evde de taş koleksiyonumuz var ve onlar da açıkta raflarda duruyor. Tozlarını almak oldukça zor ve sıkıcı.Bir an bu tasarımı görünce taşlar için kullanabilir miyim diye düşünmedim değil. Ama plastik malzeme zamanla kirlenir ve onuda silerek temizleyemeyiz, yıkamak lazım. Yıkadıkça da üzerinin çizileceğini tahmin ediyorum. O yüzden fazla uzun kullanımlık bir şey olmaz gibi geldi bana.

  6. yaaa arkadaşlar düşündüğünüz şey e bakın,pet şişeden ç ok ne var hangisi kirlenirse veya çizilirse hemen yeni bir pet şise kes yerine koy.ben pek dekorasyon olarak düşünmedim ama bu malum hobilerimizden dolayı ev aldı başını gidiyor.bunların içine şişlerimi,tığlarımı,fırçalarımı,poset poşet duranbocuklarımı vs…koyup tek sıra halınde kapı arkasına saklarım.hemde göz önünden dağınık kalkar ama şişelere bakıp içinde nevar diye aramaktanda kurtulurum:))))))evvett ben bunların çok çok tuttum..aklınla bin yaşa arkadaşım.

  7. Yorumların hepsine teşekkürler. Aslında genel olarak bende PET’lerle yapılmış çalışmaları pek sevmem, hatta eve bayağılık getireceğini düşünürüm. Lakin PET ile yaptığım başka çalışmalarda olmasına rağmen bu oldukça içime sindi. Belki klasik döşenmiş mekanlar için pek uygun olmaz ama stüdyo evler, genç/çocuk odaları için hoş olabilir. Çünkü PET modern yaşamın bir malzemesi. Öte yandan çalışmanın PET şişeden yapıldığı hemen göze çarpmıyor bu da önemli. İçerisine koyacağınız nesneleri seçerken; çarpıcı renklere sahip, kolay tanınan, ilkin kendini ön plana çıkaran şeyler olmasına dikkat ederseniz çalışmanızı daha etkileyici kılabilirsiniz.

  8. Farklı ebatta, farklı işler için denenmeyi bekleten bir sürü PET şişe var! Mutfakta olamaz mı dersiniz? Makarna, bakliyat, işlenmemiş baharatlar konamaz mı içine?

  9. Bu ne kadar güzel bir çalışma olmuş böyle, bayıldım.İki gündür yorumlara bakamıyorum, kendimi ahşap boyamaya vermiştim bir baktım wauw dedim. Anlatımın ayrı güzel, çalışman ayrı güzel olmuş. Paylaşımın içn tekrar teşekkürler zabun

  10. hani en basitinden üzeri keçeli kalemle boyanır (aşmışı için cam boyası) peçete ile kaplanır prit ile yapıştırılarak (aşmışı için dekupaj) görünümü güzelleşir.

  11. ben de tuttum, kim ne derse desin….şimdiden içine neler koyacağımı bile buldum..mutfak içinde çok güzel fikir…sağol arkadaşım…

  12. (aşmışı için cam boyası) (aşmışı için dekupaj)

    ahahaha hiç gülesim yoktu yahu :) Sen beni güldürdün asmunikal allahta seni güldürsün :p

  13. @Asmunikal şu cam boyası ile ilgili fikir hoşuma gitti. PET şişelerden yapılan sutunun içine çeşitli objeler koymak yerine, uzun bir floresan lamba yerleştirip, sutunun dış yüzeyine, cam boyasıyla yekpare bir vitray işlenebilir. Böylece içeriden aydınlatılan harika vitray bir sutun olur.Bu arada Asmunikal, bana zabun hanım yerine, “zabun bey” ya da “zabun” diyebilirsiniz :)

  14. yani böyle pet şişe gibi görüntüsü kötü şeylerden böyle zarif tasarım çıkaranlara hayran olmamak elde değil.. emeğinize elinize sağlık..yazı tutmak adetim olmadığı halde böyle yazılar var ki tutmadan edemiyorum..

  15. bana zabun hanım yerine, “zabun bey” ya da “zabun” diyebilirsiniz :)

    Ayyy çok güldüm ya. Burada genelde hanımlar olduğu için (bir ara Hakan vardı bir de İsmail abi) kişisel bilgilerde de cinsiyet gözükmediğinden böyle olmuştur.

  16. üzerine vitray yapılabilir demiştim ya; aklıma şeffaf vitray desenli, cama uygulamak için tasarlanmış, hazır, kendinden yapışkanlı d-c-fix ve benzeri folyolar geldi. bunlar işi kolaylaştırabilir.
    merak edenler olabilir, çalışmanın yüksekliğinden bahsetmedim; yaklaşık 180 cm.

  17. zabu çalışmanı biz de çok beğendik. çok yaratıcı ve ilginç bir fikir…ayrıca anlatımın da çok açık …boyutunu yazmasaydın soracaktık ..sevgiler :)

  18. assolist edası ile yorum alanına giriş yapayım ki konuyu kaçırdığım anlaşılmasın..sanatçının fikri önünde reverans ritüeliyle şapka çıkardıktan sonra , hadi hesap makinesini geçeyim de o hacıdan gelen klipklap sinema dürbününün çalışma içerisine monte edilmesi nedeniyle oluşan ebleh bakışlarımı aynada bi kontrol edeyim.

  19. Fevkalede dil oyunlarıyla ortama girişiniz ve komplimanlarınız için teşekkür ettikten sonra şunu ekleyeyim; nesneleri size özgü çağrışımlarından soyutlayarak işlevlerini daha evrensel olarak algılamaya çalışsaydınız, ayna kontrolüne gerek kalmazdı. Klip Klap dediğiniz yurt dışında bir dönemler oldukça revaçta olan LEGO gibi, teyp kaseti gibi, BMX gibi ikonlaşmış bir icattı. Stereoskopik görüntü sağlayan icat, genelde pazar ekonomisini destekleyecek tarzda (bu gün nasıl sinemada örümcek adam oynarken, aynı zamanda burger king’te çocuk menüsünün oyuncağı oluyor onun gibiydi) moda filmlerin, moda çizgi filmlerin fotoroman haline getirilmiş foto-disklerini seyretmek için satılırdı/alınırdı. Ayrıca genelde bizde hac ibadetini yapanların gelirken getirdiğine şahit olduğumuz bu alet; sanki hurma gibi oraya özgü birşey gibi algılanmış zamanla anlaşılan. Aslında bu alet turistik mekanların fotoğraflarının olduğu foto-disklerle beraber bu mekanlarda satılır. Niyagara Şelalesi’nin, Disneyland’ın da olduğu gibi tabi ki Mekke’de bu pazarlardan biridir. Bizde bilinmesede yurt dışında fotoğrafçılar, kendi çektiğiniz fotoğrafları dia pozitif hale getirerek bu aletle seyredilen foto-disklerden basabilmekteydiler. Yani kısacası hatıraların birikiminin verdiği sıcak duyguları yansıtabilen bir obje olabileceğini düşündüm ve çalışmaya ekledim. Bana 15 sene önce hediye edilen alette, o zamanlar pek sevilen çizgifilm He-man’in foto-diskleri vardı. Her bir objeyi elimdeki imkanlar çerçevesinde bilinçli olarak evrensel algıya uygun seçtim. Daha yöresel daha, bize özgü şeyler de koyabilirdim ama konsept bunu götürmezdi. Peri bacaları biblosu dikkatinizi çekebilir o da turistik olması (yabancı biri için daha ilgi çekici olabilir), el emeği (sıcaklık katar, tekdüzelikten uzaklaştırır, daha doğal gözükür) olması bakımından koyulmalıydı. İnternet sitesine özgün olarak eklediğim ne varsa okyanusun öbür tarafından bile anlam yüklenmeli/anlaşılmalı/beğenilmeli düşüncesi ile hareket ediyorum.

  20. ee işte kesinti olursa kullanılan dilde, anlam karmaşası içinde kıvranır dururuz. edebi sanatları ince eleyip sık dokumalı, doğru kullanmaya gayret etmeli, mümkünse bugünün koşullarına uygun olarak anlaşılır hale getirmeli. neyse..klipklap ismini taktığım o icat hakkında şunu söyleyebilirim: gördüğüm anda 7 civarı yaşlarıma gittim . çocuklukta onunla oynadığım oyunları, “ben de bakıcam ben de bakıcam” ları hatırladım.(çocukken evrensel algı mahalleden ibaretti..) şapşal/ebleh gülümseme geldi yüzüme alık alık bakar oldum objeye..sonra o mutlu çocuklğumdan bir parça görürüm ümidi ile aynaya seyirtme ihtiyacı hiseettimdi bi anda..tabi microskop kardeşi de atlamış değilim. ilkokuldaki gizemli deney odasında görmüştüm ilk kez :):/ hahaha… evet beni çocukluğuma anlık yolculuğa götürene selam olsun..teşekkür ederim zabun, gerçekten .

  21. görüyorum ki bir ben eksik kalmışım bu konuda yorum yazmayan hemen yazayımönce bu anlatımın profesyonelliği dikkatimi çekmişti ki zabunun bir bey olduğunu okuyunca tamam dedim .fikir ve anlatım çok iyi ,dolayısıyle en yüksek notu verdim :10sadece gıda koyma konusuna itiraz edeyim ,bunu da fraise ciğim linklerimi vermiş….lütfen bakınsağlık sakıncaları var.Benim atölye/çöp evimi dizayn eder ama kocamdan korkarım .Çünkü en kısa zamanda yalınlaşma sözüm var kendisine

  22. Ben o hacdan gelen klip klaplara ilk kez dedem hacca gittiğinde sahip olmuştum. Hani Hacerül Esved taşına eğilip bakar ya hacılar, arkası dönük ona bakan bir hacının diasını da dedem sanmıştım. Dedem de bozmamış “evet benim” demişti. Bir de hacı olacak dakika bir gol bir yalan söylemiş işte. :)) Sonrasında kendimiz gittiğimizde birsürü aldım onlardan. Şimdiki çocukların o kadar ilgisini çekmedi tabii.

  23. ay yok artık!!! uzun süredir ziyaret edememiştim siteyi, ama bu harika bir şey. şeker kutularını hatırlattı bana tepsinde minik oyuncaklar olan, ellerine sağlık walla, tebrikler :)

  24. şeker kutularını hatırlattı bana tepsinde minik oyuncaklar olan…

    @gungorayca, söylediklerinizden etkilenerek, birimlerin herbirini rengarenk ambalajları olan şekerlerle doldurmak geldi içimden. sürpriz yumurtalar, onların içinden çıkan küçük oyuncaklar ve ne kadar abur cubur varsa… hehe bayram yaklaşıyor…

  25. zabun harikasınız, bu haftasonu çalışmaz ve evde olursam mutlaka bir tane yapıcam bu birimlerden :) şekerli olanları da eklemenizi sabırsızlıkla bekliyorum :)

  26. ayyyyyy nek kadar güzel şeyler yapılmışbir hafta kadar uzak kaldım neleer kaçırıyorum..bunlar müthiş olmuş evde de çok güzel olur. birde ne geldi aklıma şeker deyince bayramda çoçuklar için şekerleri içine koyup süslü kağıtlarla ambalajlayabiliriz.(büyük pet şişe yerine küçüklerindende olmaz mı?)ne fena 1-2 gn sora tekrar gidiyorum..oofffff

  27. internette bugün “milyarlarca” site var. hatta dünyanın en büyük arama motoru dediğimiz -arama sonuçları içinde kaybolup gittiğimiz- google bile bu sürekli genişleyen site ormanının çok küçük bir kısmına hakim olabiliyor.peki hiç düşündünüz mü bu siteleri yapan milyarlarca insan, bu sitelerin içlerini nasıl ve nelerle dolduruyor. internetteki tüm sitelerin belki yüzde doksanı internette bulduğu şeyleri kendi beğenisi dahilinde sitesine yerleştiriyor. peki içine koyacağı içeriği kendi kendi hazırlayan, özgün içerikli sitelerin kıymeti biliniyor mu? bu siteler çoğunlukla kurumsal olarak profesyonelce hazırlanıyor, bunun yanında yılların deneyimiyle oluşurdukları, fikre ve el emeğine dayalı birikimlerini paylaşmak isteyen kişisel siteler de var.bir site yaptığınız da elbette içerik olarak kendi ürettiğiniz içerikleri koymak zorunda değilsiniz, internet kaynaklarını kullanabilirsiniz. ama eğer bir başka kaynaktan yararlanıyorsanız, ister para kazansın, ister kazanmasın bu kaynağı lütfen belirtin. bu geribeslemeyle kaynağınızda güçlenir, daha iyi şeyler üretme şansı bulur. eğer kaynağı el birliği ile kurutursanız, alıntı yapacak yer bulmakta zorluk çekecer hale gelirsiniz. nereye baksanız aynı şeyleri görür olursunuz. zaten kısıtlı olan özgün kaynakların değerini bilin, yoksa aklınıza bile gelmeyecek mükemmellikteki fikirlerden zamanla mahrum kalırsınız.internetteki Türkçe özgün içerik hazırlayan bilimle, sanatla ilgili sitelerin sayılarına bakarsanız içiniz acır. bu ülke bu kadar az üretken olursa, kopyala-yapıştıra düşkün olursa, birçok konuda olduğu gibi internet içeriği konusunda da geri kalır. bakın bugün bile artık herşey internet üzerinden halledilmeye başladı, yarın çocuklarınız tamamıyla buraya bağımlı olacak. internetten öğrendikleriyle ahkam kesecek. yani internet ortamını biz doğru ve bilinçli bir şekilde doldurursak, onlarda da sistemli ve işe yarar bir şekilde bilgileri internetten edinebilecek.teknik sebeplerden ötürü özgün içerikli bir site hazırlayamayabilirsiniz, ama inanın ki hangi internet sitesinde olursa olsun yaptığınız bilgilendirici bir yorum bile, birilerine yardımcı oluyorsa bundan kendiniz adına gurur duyabilirsiniz. ya da laf kalabalığı yapıp, ortalığı bulandırmaktan başka bir işe yaramayacak yorumlar yazıyorsanız aldığınız nefese yazık.lütfen kendi deneyimlenizi, bilgilerinizi paylaşın. herhangi bir sitede yorum bile yazarken türkçe internet içeriğine katkıda bulunduğunuzu unutmayın. bunun çocuklarınızın geleceğini düşünüp bir ağaç dikmekten, bankada tasarrufta bulunmaktan bir farkı yoktur.bir insan ömrünün kısalığını düşündüğünde yürüyeceği yolun, varacağı hedeften daha önemli olduğunu farkediyor. hayat boyu her yaptığımız işte yeni şeyler yaratamayız, vakit sebebiyle çoğu zaman alışılagelen rutinleri uygularız. yalnız bu özgün şeyler yaratamayacağımız anlamına gelmez. sürekli aklımızın bir köşesinde, özgün işler çıkarabileceğimiz düşüncesini taze tutmalıyız.Bakın kötü örneklerden vereyim, ahlaki cepheden değerlendirince, yapılan alıntının şekli ne kadar umarsız ve çirkince görünüyor farkedeceksiniz. x | aaaa bunu pet siseden mi yaptın10marifet.org | aaaa bunu pet siseden mi yaptın x | pet siseden abajur10marifet.org | pet siseden abajur x | begenilen bir tasarim nasil kopyalanir10marifet.org | begenilen bir tasarim nasil kopyalanirörnekteki bu siteyi hazırlayanlar* yazıyı aldığı 10marifet.org sitesine link vermemiş* yazıyı kendi özgün fikriymiş gibi tanıtacak şekilde fotoğrafların üzerine yazı yerleştirmiş* sitenin en altında yeralan “Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır” ibaresine yorum bile yapamıyorum.* fotoğraflara eklediğim zabun mahlası olmasa ben bile bu çalışmayı yaptığıma inandıramayacağım kendimi. peki sizler kimin kimden alıntı yaptığını anlayabilecek misiniz? bu türlü bir alıntı beni de sizin önünüzde zor duruma düşürmüyor mu?bunları benim açımdan çok önemli olduğu için örneklendirmiyorum, anlıyorsunuzdur.

  28. malesef verdiğiniz linklerle ilgili bi çok kişinin sıkıntısı var.defalarca yorum bıraktım ama nafile.kendiemeğim olan basit bir iş bile arama motorlarında benden önce bu sitelerde çıkıyor ve ben buna çıldırıyorum.Bu konu çoookk söz götürür.pet şişelerle yapılan gördüğüm en güzel çalışmalardan biri diyebilirim.merakım gereği ıvır-zıvır dolu olan evimde böyle bişey elzem.Ama evime pet şişe girmezken (asitli her türlü içeçek)bunu nasıl yaparım bilmiyorum:))

  29. Bunu uzun zamandır tartışıyoruz, ben çok yere mail attım ama değişen birşey olmadı. Burada bile aynını yapan üyeler var. Bu konuda artık yazacak cümlelelrim tükendi.

  30. 10marifet kurulmadan önce de başka sitelerde yazdığım yazıların bu şekilde intihaliyle sürüsüyle karşılaştım. sürekli farklı farklı zeminlerde uğraşıyorum ve uğraşmaya devam edeceğim. ben bu intihal olayını bir yorumla çözmek derdinde değilim. bu bilinçlenme meselesi, büyük resmi görüp aydınlanan, çevresini aydınlatan insanlar arttıkça bu tür olaylarda azalma olacak ve en önemlisi özgün içerikte artış olacak. bu diğer sosyal etmenlerinde değişimine bağlı olan zaman alacak bir süreç tabi.

  31. Biz birkaç arkadaş kendi adımıza bir kara liste hazırladık, bloglarımızda link verilmeyecek şekilde teşhir ediyoruz uzun zamandır. Bu tür şikayetlerimde gelen tek tük cevap ta çok saygısızca oldu. Blogspotun, wordpressin bu tür şikayetler için çalışan, düzgün işleyen bir altyapısı yok. Copyscape ile bir nevi caydırıcılık oluşturmaya çalıştık ama çok ta umursadklarını sanmıyorum. Daha ne yapılabilir? Bu duyarlılığım yüzünden normal değilmişim gibi davrananlar da var. Daha çok yeni bir vukuat olmuştu burada da. Maillerle süren iyi niyetli uyarı ve olayın ciddiyetini olabilecek en kibar şekilde (oysa ki içimden bağıra bağıra “sen hırsızsın” demek geçiyordu.Yine de edebimi kendim için bozmadım) anlatım çabalarım sonunda da ben haksız bulundum ilgili şahıs tarafından. Demek istediğim birebir muhatap aldığınız hiç ummadığınız sanatla, tasarımla uğraşan şahıslar bile bunu anlayamazken, rss ile beslenen zaten yorum bile kabul etmeyen, hobiyle, sanatla, tasarımla alakasız olup, ticaret için site açmış insanlar ne kadar anlar ya da takarlar, ben ümitsizim…

  32. gonuldenele, gelincigin dunyasi, gulseyhan… herkese tek tek teşekkür ederim.sesiber, çok haklısın. anlatıklarını bende denediğim için biliyorum. bilinçli bir şekilde birşeyler yapmaya çalıştığınız için kutlarım sizleri. küçükte olsa birşeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan iyidir. dediğim gibi uzun ince bir yol bu, ama yola koyulmadan sonuca ulaşılamaz.kendisinin yapmadığı birşeyi kendi eseri gibi tanıtanların foyaları bir süre sonra mutlaka birilerince farkediliyor. o zaman başkalarının işleriyle övgüler toplayanlar, birden kandırdıkları insanlarca tükürük yağmuru altında bırakılabiliyorlar. oysa bir sitede başkalarının işlerini onların isimlerini vererek tanıtmak insana birşey kaybettirmiyor. birçok kimsenin bulamadığı şeyleri internetten bir konsept dahilinde toplayabilmek, insanlara güzel bir dil ile sunabilmek övgü ve başarı kazanmak için yeterlidir.diğer pilli sitelerine bakın, zaten pilli’de neredeyse hep bunu yapıyoruz. internetten kendi beğendiğimiz bir şeyi seçiyoruz, bunu kendi yazım tarzımızla insanlara anlatıyoruz. bu işi iyi yapanlar, yani neyi seçip sunacağını ve nasıl bir şekilde sunacağını öğrenenler, zaten tutularak, para kazanarak ödüllendiriliyor. dikkat edin, kimse yazıyı, yazanın eseri yapmış olduğu için tutmaz, eseri beğendiği için tutar.

  33. Zaten bu çabalarımı artık toplu sonuç almaktan ziyade, bir bilinç açılsa kardır zihniyetiyle sürdürüyorum. Toplumsal etik bilincinden dediğim gibi ümitsizim. Nasıl ki; insanları kuyruğa düzgünce sokmak için iki yanlı demirler olur ya; hep trajikomik gelir bana… İnsanız ama hayvanlara uygulanacak aşağılık bir muameleyle iki demir ya da bankolarla ayrılırız birbirimizden. Buna ihtiyaç duyulması ne kadar iç acıtıcı olması gerekirken, toplumun düzeni açısından ama buna layığız, gerek duyarız bir yandan da…

  34. ben daha yeni gördüm ve bayıldım,ufak tefek her şeyi kapalı yerde saklıcağımıza gözümüzün önünde olur hiç değilse,en yakın zamanda deneyeceğim, ellerinize sağlık…

  35. kendimi kadınlar gününde hamama teşrif etmiş gibi hissettim pu ha ha ha :) daha önce de oldu bu. yalnız bana da değil üstelik. ve bir daha şaşkınlık yaşatmamak adına bu fotoğrafı yerleştirdim zaten.

  36. iyiki dogdun zabun su petşişelere bayılıyorum yaptıgım oyuncakları koymak ıstıyorum ama 3 kğ pet şişelerden bulamıyorum şu an oyuncaklarım ust uste kutuda duruyor bende uzuluyorum

  37. :)))iyi ki doğdun o zaman, mutlu, sağlıklı, huzurlu yıllar dilerim tüm sevdiklerinle beraber…Dün de eşimin doğumgünüydü. Bir yengeçlik durumu sezmiştim zaten sende:)

  38. “Aşk Olmayınca, Meşk Olmaz” deyimini irdelemenin, meşk kelimesinin manasını anlamayı kolaylaştırabileceğini düşündüm. Bir şeyi fazlasıyla istemek, sevmek, alakadar olmak (yani aşk) sonucunda aşık, o ilgi duyulan şeyle ilgili ne varsa şevk ile araştırır, öğrenir. Meşk, emek isteyen uzun bir öğrenme sürecidir. Buna tahammül ederek öğrenmeyi neticelendirmek ise ancak aşkla olur.Pembe dizilere tutkun izleyiciler de, bölümler, replikler ne kadar uzatılırsa uzatılsın şikayet etmeden işin aslını astarını öğrenmeye çalışırlar. Bizim yorumlarda ki durum da böyle, 10marifet.org’ye gösterdiğimiz alaka, birbirimizin doğum günlerini öğrenmeye ve kutlamaya sevketti herhalde.Bu arada sibella’nın eşi dahil dördümüzün doğum günlerinin arka arkaya sıralanması da fosi’nin dediği gibi, hoş bir tesadüf oldu.9 Temmuz’da sergun’un, 30 Temmuz’da da hafif uyku’nun doğum günleri varmış, onlarınkini de şimdiden kutlayayım (uzar gider :)

  39. sevgili zabun’un güzel çalışması altında yorumlar coştukça coşmuş. güzel dileklere ben de katılmak ve doğum günlerinizi kutlamak isterim. bahsi edilen sevimsiz alıntı-çalıntı meselesi ile ilgili de her fırsatta söylediğimi yineleyeyim: mutlaka bize mail atın ki avukatımızı devreye sokabilelim. ne yazık ki hepsinde olamasa da kimi zaman sonuç almayı başarabiliyoruz.zabun’un kadın sanılması muhabbeti de çok eğlenceliydi :) kendisi diğer pillinetwork sitelerinin de değerli kullanıcılarından (bir tanesinin de sağolsun editörlerinden) biri olduğu için bizim için yeri ayrıdır ayrı olmasına da, ne kadar marifetli olduğunu burada çalışmalarını yayınlamadan önce doğrusu biz de bilmiyorduk. yeni işlerini her zaman heyecanla bekliyoruz.herkese sevgiler…

  40. nedense bu yazıyı kaçırmışım bunun için kızdım kendime neyse ellerinize sağlık çok güzel bir fikir ve uygulama.Doğum günü olanlarında doğum günleri kutlu olsun benim de dündü bende yengecim yaniii :)

  41. Ne zamandır takip ediyorum bu dizideki ay pardon yazıdaki yorumları ama 100. yorum olsun istedim ve bekledim:)) Nedense:))Tasarım harika, söyleyecek herşeyi arkadaşlar söylemiş zaten, ellerinize sağlık.Bu arada tüm yengeçlerin doğum gününü kutlar, herşeyin gönlünce olacağı bir yaş geçirmelerini dilerim.

  42. bu eseri 2009 en iyi geri dönüşüm çalışması gösterecektim ama baktığımda da inanamamıştım 2008 tarihli olduğuna ..sanki dün gibi idi aslında .. hayret valla..

  43. teşekkürler @saatoniki.kainatın her an keşfedilebilecek sayısız özellik ve güzellikleri var. yapacak güzel şeyleri olanlar için bir değil, bin ömür bile az gelir. buna rağmen zamanı öylesine israf ediyoruz ki, dönüp bakınca içimiz acıyor.

  44. yeni gördüm ve süper buldum, müthiş bir yaratıcılık ve geri dönüşüm projesi, helal olsun vallahi, geç de olsa, çok fena tuttum ben de bunu.

  45. sağol @acemihobici,yarışmalar için hazırlanan çalışmaları saymazsak (ki yazıyı tutmadan oylamaya katılamıyoruz), 10marifette 56 tutulma sayısıyla tüm zamanların en çok ilgi gören yazısı oldu. ilgilerinize tek tek teşekkürler.