Salı, Aralık 6, 2016
Yaz geceleri serin olsun

18 YORUMLAR

  1. nefis bi çalışma ..gerçekten takdirlerimi ifade edecek kelime bulmakta zorlandığım şu an da necip fazıl üstad gelir aklıma..sonra çirkinliği sebebiyle hayatı kendine zindan eden ahmet haşim düşer bir şiyir kitabının içinden..şiyirden medet umarak ahmet haşim e soran gözlerle bakıyorum ama buğulu gözlerle bana öölece bakıyor..biraz dikkatli bakınca anlıyorum ki orhan beye (Veli) gidiniz efendim dediğini anlıyorum..orhan veli ye ulaşınca “bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu ” yaz diyor bana..bi ara konya ya uğramıştım..mevlana nın kabrinde ,mevlevi sofuların çile odalarını müşahede etme fırsatı buldum..yaklaşık 1 e 1 m..odalar..sadece temel ihtiyaçlar için çıkılan bu odacıklarda 1001 gün çile çekerlermiş..”olgunlaşmak” için olsa gerek..ama günümüzde o odalar kullanılmıyo herhalde ..bu elbiseyi ören “ermiş” mertebesine ulaşır zannımca…ööle bi sabır lazım yane..evet sefa,yaz geceleri serin olsun demişiniz ya..olmaz mı ayol..bunu bayanların üzerinde gören kocalar,sevgililer hemen çıkaracaa için çıplak kalan bayanlar bayya bi serin yaz gecesi geçirir kanaatindeyim…selamlar sevgiler..

  2. AĞLAMAK İSTİYORUM, ÇOK DUYGULANDIM BU NE KADAR GÜZEL BİR YORUM; HELE BİR DE NECİP FAZIL VE ORHAN VELİ Yİ YAD ETMEN, ÖF BE ÖF ANLATILIR GİBİ DEĞİL. SAĞOLASIN KARDEŞ.MEVLEVİ SOFULAR I KADAR ÇİLE ÇEKMEYE GEREK YOK. ÖRGÜDEN ANLAYAN BİRİ OLARAK EN FAZLA 7 GÜN ZAMAN GEREKİR BUNU YAPMAK İÇİN DİYORUM. SEVGİLER.

  3. ben modelden çok hatunu tuttum….90 90 giysinde bunu görem…dimi güzelliği kalıyor mu kıyafetin…..yav pekte beğenmedim dedim ama baktıkça hoş mu gelmeye başladı model nedir….senin serin yaz rüzgarları saatonikiyi çarptı galiba sefa97 baksana kıllık hakkını kullanmamış …barış rüzgarları esiyor galiba bende anlayamadım……:)tgt kardeş nerdesin ya senin kankayı çalıyorlar…

  4. TGT KARDEŞ MERAK ETME:-ÖLÜMÜNE KANGAYIZ…………….!KONDORCUM, DUR YA BİRAZ ZEVKİNİ ÇIKARAYIM S 12 KARDEŞİM BENİM YOLLADIĞIM Bİ ŞEYİ BEĞENMİŞ ŞURADA, ÜSTAD NECİP VE ORHAN VELİ YLE SÜSLEMİŞ DAHA NE İSTERİM BEN. SEVİNDİM YA ZORNAN DEĞİL YA, SEVİNDİM İŞTE, SEVİNDİM BANA NE.HE YA TGT NEREDESİN SEN, KARDEŞ BEN YANLIZ KALDIM BURALARDA.

  5. tamam ağbi ya bozmayım zevkinizi …hayır üzüntüden boğulan boğulanaydı sevinen görünce şaşıra kodum herhal bende yoksam…ne isterim…ki…(hazır sırası gelmişken bende katılayım şiir günlerini kendi dizelerimle efendim)RENGARENK BİR GÖK KUŞAĞISARI PAPATYAAYDA SALLANAN ADAMNE İSTERİM KİBAŞKA HAYATTAN……

  6. oy oy oy…………..bu ne güzel birgün,şiirler, şairler kırıla gidiyor,şair mi olsam?şairin yazdığı şiir mi olsam?

  7. tabi ki burdayım ben seni hiç yanlız bırakırmıyım ben ce yaz gecesi kıyafeti coook guzel sahsen ben cok sevdim her kezin bunlardan yapamasını ve butun yaz ustlerinden cıkarmamalarını diliyorum şiir konusuna gelince biraz sizi bayıtmak istiyorum bu sefer sonuna kadar okuyana ben örecem o elbiseyiYalnız Bir OperaÖlü bir yılan gibi yatıyordu aramızdaYorgun, kirli ve umutsuz geçmişimOysa bilmediğin birşey vardı sevgilimBen sende bütün aşklarımı temize çektimİmrendiğin, öfkelendiğinKızdığın, ya da kıskandığın diyelimYani yaşamışlık sandığınGeçmişimDile dökülmeyenin tenhalığındaKaçırılan bakışlardaGündeliğin başıboş ayrıntılarındaZaman zaman geri tepip duruyordu.Ve elbet üzerinde durulmuyordu.Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.Başlangıçta doğruydu belki.Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.Ve hala bilmiyordun sevgilimBen sende bütün aşklarımı temize çektimAnladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sanaBütün kazananlar gibiTerk ettin.Yaz başıydı gittiğinde, ardından,Senin için üç lirik parca yazmaya karar vermistim.Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyorduYüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altındanKısık lambalar gibi ışıyan gözlerineÇerçevesine sığmayanMunis, sokulgan, hüzünlü resimlerineLirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu.Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs.Seni bir şiire düşündükçeKanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibiUcucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcükUsulca düşüyordu bir kağıt aklığına,Belkide ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi?’Eylül’de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen’ notunu buldum kapımda.Altına saat: 16.00 diye yazmıştın, ve 16.04’tü onu bulduğumda.Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısınıTakvim tutmazlığınıAramızda bir düşman gibi duran zamanıDaha o gün anlamalıydımBenim sana erkenSenin bana geç kaldığını.Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı.Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay,Alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik kalmıstı.Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış arkadaşlığımıza.Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibibakışıyorduk.Sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık.Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.Şimdi biz neyiz biliyor musun?Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.Birbirine uzanamayanBoşlukta iki yalnız yıldız gibiAcı çekiyor ve kendimize gömülüyoruzBir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızcaKendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağızNe kalacak bizden?Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirimSessizce alacak yerini nesnelerin dünyasındaNe kalacak geriye savrulmuş günlerimizdenBizden diyorum, ikimizdenNe kalacak?Şimdi biz neyiz biliyor musun?Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyadaBir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibiVe elbet biz de bu aşkta büyüyecekHer şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz.Kış başlıyor sevgilimHoşnutsuzluğumun kışı başlıyorBir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadanOysa yapacak ne çok şey vardıVe ne kadar az zamanKış başlıyor sevgilimİyi bak kendineGözlerindeki usul şefkatiTeslim etme kimseye, hiçbir şeyeUpuzun bir kış başlıyor sevgilimAyrılığımızın kışı başlıyorGiriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak,Yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak,Camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak….Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alırÇünkü her şey bir o kadar anlamsızdırİçimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyunPara etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralarBir aşkı yaşatan ayrıntları nereye saklayacağınızı bilemezsinizÇıplak bir yara gibi sızlar paylastığımız anlar,Eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklarKorkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,Çağrışımlarla ödeşemezsiniz.Dışarda hayat düşmandır sizeİçeride odalara sığamazken siz, kendinizBir ayrılığın ilk günleridir dahaHer şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıktaGün boyu hiçbir şey yapmadan oturupKulak verdiğiniz saat tiktaklarıKaplar tekin olmayan göğümüzüGeçici bir dinginlik, düzmece bir erinçSuyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesizBakınıp dururken duvarlaraBoş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çicek,Unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani,Unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasındaKendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibiKendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibiYeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasına,Başımıza gelmiş bir felakete, iskenceye çekilmeye, ameliyata alınmayaKendimizi hazırlar gibi.Yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimiziAma öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,Ve kazanmış görünürken derinliğimiziNe zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizdeBir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlarO tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdiHayatımıza verdiğimiz bütün anlamlarGöremeseniz de, bilirsinizHiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar.Bana zamandan söz ediyorlarGelip size zamandan söz ederlerYaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.Dahası onalar da bilirler.Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler.Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdakihançeri çıkartmak, Yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmakkolay değildir elbet.Kolay değildir bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.Zaman alır.Zaman alır sizden bunların yükünüO boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, açılar dibeçöker.Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.O boşluk doldu sanırsınızOysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.Gün gelir bir günBaşka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkideO eski ağrıAnsızın geri teper.Dilerim geri teper.Yoksa gerçekten bitmissinizdir.Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemikavranır.Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır.Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artıkMutluluk geçip gitmiştir yanınızdanHer şeye iyi gelen zaman sizi kanatırÖlmuş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzluklaGünlerin dökümünü yapBenim senden, senin benden habersiz alıp verdikleriniKim bilebilir ikimizden başka?Sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmışBir ilişkiyi, duyguların birliğini,Bir aşkı beraberlik haline getiren kendiliğindenliğiYani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi bir düşünEmek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünyaŞimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyorOrada olmuş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzluklaBunlar da bir işe yaramadıysaDemek yangından kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda.Bu şiire başladığımda nerde,Şimdi nerdeyim?Solgun yollardan geçtim.Bakışımlı mevsimlerdenİkindi yağmurlarını bekleyenYaz sonu hüzünlerindenGün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerimGeçti her cağın bitki örtüsündenOysa şimdi içimin yıkanmış taşlığındanBakarken dünyayaYangınlarla bayındır kentler gibiyim:Çicek adlarını ezberlemekten geldimEski şarkıları, sarhoşların ve suçlularınUnuttuklarını hatırlamaktanUzun uzak yolları tarif etmektenHaydutluktan ve melankolidenGiderken ya da dönerken atlanan esiklerdenDuyarlığın gece mekteplerinden geldimBütünlemeli çocukluklarıyla geçtiGençliğimin rüzgara verdiğim yıllarıGökummaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.Bu şiire başladığımda nerde,Şimdi nerdeyim?Yaram vardı, bir de sözcüklerSonra vaat edilmiş topraklar gibiSayfalar ve günlerIşık istiyordu yalnızlığımKötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordumİlerledikçe…Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerindeAşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü daha şiir bitmeden.Karardı dizeler.Aşk…Bitti. Soldu şiir.Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerdenDaha önce de başka şiirlerde konaklamıştımAğır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerindeAsk yalnız bir operadır, biliyordum:Operada bir gece uyudum, hiç uyanmadım.Barbarların seyrettiği trapezlerden geçtimHer adımda boynumdan bir fular düşüyorduEl kadar gökyüzü mendil kadar ufukBirlikte çıkalan yolların yazgısıdır:EksiliyordukMataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldimHer otelde biraz eksilip, biraz artarakYani çoğalarakTahvil ve senetlerini intiharlarla değiştirenlerinBirahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarındaAğır ve acı tanıklıklardanGeçerek geldim. Terli ve kirliydim.Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhumMaskeler ve çiçekler biriktiriyorduLinç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de…Korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitaplarıVe açık hayatları seviyordu.Buraya gelirkenUzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdimAtlarla birlikte terledim yolları ve geceleriÖdünç almadım hiç kimseden hicbir şeyiÇıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için panayır yerleri…panayır yerleri…Ölü kelebekler…Ölü kelebekler…Sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.Adım onların adının yanına yazılmasın diyeAcı çekecek yerlerimi yok etmedenAcıyla baş etmeyi öğrendim.Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?İpek yollarında kuzey yıldızıAşkın kuzey yıldızıSanırsın durduğun yerdeYa da yol üstündedirOysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zarÖlü yanardağlar, ölü yıldızlarVe toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı.Aşkın bir yolu vardırHer yaşta başka türlü geçilenAşkın bir yolu vardırHer yaşta biraz gecikilenGökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözlerGözlerimAşkın kuzey yıldızıdır buYazları daha iyi görülenBen, öteki, bir diğeri ona doğru ilerlerİlerlerimZamanla anlarsın bu bir yanılsamaÖlü şairlerin imgelerinden kalmaSen de değilsin. O da değilKuzey yıldızı daha uzaktaYeniden yollara düşerlerDüşerimBir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğundaBen yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasındaDarmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyelerYaşamsa yerli yerindeYerli yerinde her şeyŞimdi her şey doludizgin ve çoğulŞimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibiŞimdi her şey yenidenYüreğim, o eski aşk kalesiYepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücündenDönüp ardıma bakıyorumYoksun senEy Sanat! Her şeyi hayata dönüştüren.Murathan Mungan

  8. ben ne yazacağımı bilemedim şimdi tüh ya. bu murathan ın şiirine karşı ben ancak GILGAMIŞ DESTANINI MI internetten indirsem.sayın tgt sen aştın bence; saatoniki filan geçtim valla final ödülü sana. TEBRİKLER KANKA

  9. “Ödünç almadım hiç kimseden hicbir şeyiÇıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için panayır yerleri… “en çok burası ve diğer bisürü yeri…..çok güzel ne diyim ..kıskanç bir ceylan seker içimde her okuyuşumda bu şiyiri..14 yıl önce ve şimdi….tuhaf..

  10. bunuda kabul ediyorum saatonlki cim daha once okumus olmanda kabul vucut olculerini gonderde hemen baslayım elbiseyi sana yapmaya

  11. hadi sefayı tanırım o nedenle cevabı biliyorum … ama yine de sormadan edemiyeceğim hepiniz edebiyat fakültesi mezunumusunuz kardeşler:)yapmayın beni böyle hasetten boğmayın…gidelim gaffur…

  12. ben edebiyat mevzunuyom vallaha….yalan yok…ama yalnız tgt’den şüpheliyim m.m. şiirini görünce aklıma çıkış günleri geldi…evet bu şiirle patladıydı dergilerde …ama yalnız saat12 nin ince g…..görememiş olmalısın sefa97 ..arkadaş diyorki: ” ben öyle int. indiripte ödünç alıpta yayın yapmam ..iyi kötü kendim yazar kendim yaparım çercevemi diyor…”yani tgt olmuyo diyo indir bimetre şiiri yayınla olmuyo diyo…bilmemki bana öyle geldi laf size..

  13. ahhh edebyat yada şiir zaten yakın zamanda ev hanımlarına ev toplantıları duzenlemeye baslıyacam ii fikir hanıbundan para kazanbilirmiyiz ya günlere para veriyorlar ya onun gibi gelecekeler toplanacaklar şiirler okunacak siir hakıında bilgiler alacaklar lazım ama anlatmaklazım şiirin ne oldugunu derim fenamı oldu hic yalansız en son ne zaman şiir okudunuz bi düşünün bakalım burdan baslayalım biz ev şiir günlerine coook hatun ckacak yada hiç cıkmayacak gibi geliyor bana ama umutsuzum katılım konusunda olsun diyorum kendi kendime yer degirmelerine karsı don kişotluk yapasım var.rüyada koku duyarmı insan

  14. kendimiz yazamıyoruz ama en azından yazan maharetli insanları okuyoruzBu da bendenBilmelisin kiduvarda asılı diplomalarinsanı insan yapmaya yetmezBilmelisin kiaşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,anlam yükü o kadar azalırBilmelisin kikarşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaçizginin nereden geçtiğini bulmak zorBilmelisin kigerçek arkadaşlar arasına mesafe girmezgerçek aşklarındaBilmelisin kitecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,ne tür deneyimler yaşadığınızla ilgisi varBilmelisin kiaile hep insanın yanında olmuyorakrabanınz olmayan insanlardanilgi sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuzaile her zaman biyolojik değilBilmelisin kine kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlardaara sıra üzebilironları affetmek gerekirBilmelisin kibazen başkalarını affetmek yetmiyorbazen insanın kendini affedebilmesi gerekiyorBilmelisin kiyüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasındünya sizin için dönmesini durdurmuyorBilmelisin kişartlar ve olaylar kim olduğumuzu etkilemiş olabilirama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuzBilmelisin kiiki kişi münakaşa ediyorsabu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmezetmemeleride sevdikleri anlamına gelmezBilmelisin kiher problem kendi içinde bir fırsat saklarve problem fırsatın yanında cüce kalırBilmelisin kisevgiyi çabuk kaybediyorsunpişmanlığın uzun yıllar sürüyorcan yücel

  15. iki kişi münakaşa ediyorsabu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmezetmemeleride sevdikleri anlamına gelmezBilmelisin kiher problem kendi içinde bir fırsat saklarve problem fırsatın yanında cüce kalırBilmelisin kisevgiyi çabuk kaybediyorsunpişmanlığın uzun yıllar sürüyor

    can yücel in birçok yazısı gibi ben bu yazısını da çok tutmuştum…hele yukarıda ki, kopyaladığım bölümü beynime kazımıştım…BENİM BÜTÜN DUYGULARIMI, DÜŞÜNCELERİMİ… SANKİ KALEME ALMIŞ…nrhnmrl ;KOCAMAN TEŞEKKÜR…ÇOK SEVDİĞİM CAN YÜCEL İN YAZISINI BENİM YOLLADIĞIM(YAPMADIĞIM) BU ÇALIŞMAYA EKLEDİĞİN İÇİN….HARİKASINIZ:) ÇOK MUTLU OLDUM…

  16. sefa97 nin bu paylaşımını daha önce görmemiştim. iç açıcı bir model. o zamanların muhteşem 3 lüsü mü desem 4lüsü mü desem, zevkli bir muhabete girmişler yorumlarda.can yücel in yazısı ise tek kelimeyle, bittim!arasıra marifette böyle yazılar görmek çok güzel.